6-F RESMİ WEB SİTESİ
  DİN KÜLTÜRÜ 6.SINIF
 

* Eûzü billâhi mineşşeytânir racîym Bismil -lâ-hir- Rahmân-ir'Rahıym
* El-hamdü lillahi Rabbil-âlemiyn.
* Er'Rahmânir-Rahiym. 
* Mâliki Yevmiddiyn
Iyyâake-nâbüdü ve iyyâakenesteiyn
İhdinassırâtal-müstekıym 
Sıraatalleziyne-en'amte aleyhim
Gayril mağdubi aleyhim ve leddâlliyn * Amin.
Anlamı:
Hamd (övmek, övülmek); O, âlemlerin Rabbi, O Rahmân, Rahîm, O, âhiret gününün mâliki Allâh'ın (hakkı) dır. O'na mahsustur. İlâhi! Yalnız Sana ibâdet ve kulluk ederiz, sade Sen'den yardım dileriz. Bizi doğru yola hidâyet eyle. Kendilerine bol bol nîmet verdiğin bahtiyarların yoluna, ki onlar ne azıp sapmış, ne de gazabına uğramışlardır. (Duâmızı kabul eyle Allâh'ım!)
Allahü lâ ilâhe illâ hüvel hayyül kayyûm. Lâ te’huzühû sinetün ve lâ nevm. Lehû mâ fis-semâvâti vemâ fil erd. Menzellezî yeşfeu indehû illâ biiznihi. ya’lemü mâ beyne eydîhim vemâ halfehüm velâ yühîtûne bişey’in min ilmihî illâ bimâ şâe vesia kürsiyyühüssemâvâti vel erd. Velâ yeûdühü hıfzuhumâ ve hüvel aliyyül azîm.
Anlamı:
Allâh, O Allâh'dır. O yegâne hak mâbuddur ki O'ndan başka İlâh yok, yalnız O; daima yaşayan, duran, tutan, her an bütün hilkat üzerinde hâkim, Hayy ü Kayyum ancak O'dur. Ne gaflet basar O'nu, ne uyku. Göklerde, yerde ne varsa hepsi O'nundur.
  Kimin haddine ki izni olmaksızın O'nun yanında şefaat edebilsin? Allah yarattıklarının işlediklerini, işleyenlerini, geçmişlerini, geleceklerini bilir. Onlar ise O'nun bildiklerinden yalnız dilediği kadarını kavrayabilir; başka bir şey bilemezler. O'nun kürsüsü, ilmi bütün gökleri ve yeri kucaklamıştır ve bunların koruyuculuğu, bunları görüp gözetmek kendisine bir ağırlık da vermez.
  O, öyle Ulu, öyle büyük ve yücedir…
* Bismil -lâ-hir- Rahmân-ir'Rahıym
* Elem tera keyfe feale rabbüke bi eshaabil fiyl
* Elem yec'al keydehüm fii tadliyl 
* Ve ersele aley him tayran ebâabiyl 
* Termiyhim bi hıcâaratim min sicciyl
* Fecealehüm Ke asfim me'küül
 Anlamı:
Görmedin mi, nasıl etti Rabbın Fil sahiplerine? Fendlerini, tedbirlerini (kötü düşüncelerini) bozup büsbütün perişan kılmadı mı? Üzerlerine sert taşlarla atış eden, sürü sürü kuşlar saldı da, hemen onları bir yenik hasıl (güve yiyip tanesiz kalmış ekin yaprağı, saman) gibi kılıverdi.
* Bismil -lâ-hir- Rahmân-ir'Rahıym
* Li iylâafi kurayşin 
* İlâafihim rihleteş şitâaaai vessayf 
* Fel ya'büdüü rabbehâazel beyt
* Ellezii et 'amehüm min cuuın ve âmene hüm min havf 
Anlamı:
Kureyş'in birbirleriyle veya başkalariyle andlaşması, anlaşması için; hele yaz ve kış seferlerine (faydalandıkları) andlaşması için, onlar (Kureyş) bundan böyle bu evin (Kâbe'nin) sahibine (Allâh'a) ibâdet etsinler; - O (sahip) ki, onları büyük bir açlıktan kurtardı ve müthiş bir korkudan emin kıldı.
MAUN SURESİ
* Bismil -lâ-hir- Rahmân-ir'Rahıym
* Eraeytellezi yükezzibi biddiyn
* Fezâalikellezi yedü'ul yetiym
* Velâa yehuddu alâa ta'aamil miskiyn 
* Feveylül lil musalliyn
* Elleziyne hüm an salâatihim sâahüün
* Elleziyne hüm an yüraa üüne
* Ve yemneuunel mâauun
Anlamı:
Gördün mü o, dîne (ceza gününe ve âhirete) inanmayanı? İşte hak dîne ve ceza gününe inanmayan, o kimsedir ki: Öksüzü itip kakar, çâresizin ve yoksulun yiyeceğine dair teşvikte bulunmaz; ne kendisi doyurur, ne de başkalarının doyurması için kayırır. Vay o namaz kılanların haline ki, onlar namazlarını gereği gibi ciddî bir vazife olarak yapmazlar. Onlar ki gösteriş için yaparlar ve yardımlığı sakınırlar (kimseye bir damla şey vermek istemezler.)
* Bismil -lâ-hir- Rahmân-ir'Rahıym
* İnnâa e'taynâakel kevser
* Fesalli li rabbike ven har
* İnne şâanieke hüvel ebter
Anlamı:
Biz verdik sana (Yâ Muhammed) hakikatte Kevser. Sen de Rabbın için namaz kıl ve kurban da kesiver. Doğrusu, asıl ebter sana buğz eden (hınç besleyen, diş bileyen) in kendisidir.
* Bismil -lâ-hir- Rahmân-ir'Rahıym
* Kul yâa eyyühel kâafiruun
* Lâa e'büdü mâa tebüdüün
* Velâa entüm aabidüüne mâa a'büd 
* Velâa ene aabidüm mâa abed-tüm
* Velâa entüm aabidüüne mâa e'büd
* Leküm diynüküm veliye diyn
 
Anlamı:
De ki: Ey kâfirler! Tapmam o taptıklarınıza. Siz de tapanlardan değilsiniz benim Mabudum (Allah)'a. Hem ben tapıcı değilim sizin taptıklarınıza. Hem de siz tapıcı değilsiniz benim ibâdet ettiğim (Allah)'a. Size dîniniz, bana da dînim.
* Bismil -lâ-hir- Rahmân-ir'Rahıym
* İzâa câaaae nasrullaahi vel fethu 
* Ve raeytennâase yedhu-lüüne fii diynillahi efvâacâa
* Fesebbih bihamdi rabbike vesteğfirhü innehüü kâane tevvaâbâa
Anlamı:
Allâh'ın (vaad eylediği) yardımı geldiği ve zafer kazanıldığı (Mekke'nin fethi ile İslâm'a fütûhat kapılarının açıldığı); ve insanların fevç fevç, küme küme Allâh'ın dînine girdiklerini gördüğün zaman artık Rabbını överek şanını yücelt ve Allâh'tan mağfiret iste. Çünkü O, tövbe ile kendisine dönenleri kabul eder.
* Bismil -lâ-hir- Rahmân-ir'Rahıym
* Tebbet yedâaa ebiylehebivve tebbe
* Mâa ağnâa anhü mâalü-hüü ve mâa keseb
* Se yaslâa nâaran zâate leheb
* Vemraetühüü hammâatel hatab
* Fii ciydihâa hablüm mim mesed
Anlamı:
Ebû Leheb'in iki eli kurudu, kendisi de (helâk oldu!). Ne malı fayda verdi ona, ne de kazandığı. O, (dünyada benzeri görülmemiş) bir alevli ateşe yaslanacak. Gerdanında hurma liflerinden bükülmüş bir iple odun taşıyan karısı da!
 
 
 
İHLAS SURESİ
* Bismil -lâ-hir- Rahmân-ir'Rahıym
* Kul hüvellâahü ehad * Ellâahüs samed
* Lem yelid ve lem yüüled
* Velem yeküllehüü küfüven ehad
Anlamı:
De ki: O, Allah, birdir. Allah, her yönden eksiksizdir ve her dileğin merciidir, her şey kendisine muhtâc olan Şanlı, Uludur. O, doğurmadı ve doğurulmadı. O'na hiçbir şey denk de olmadı.
* Bismil -lâ-hir- Rahmân-ir'Rahıym
* Kul euuzü birabbil felak * Min şerri maa halak
* Ve min şerri ğaasikın izâa vekab * Ve min şerrin neffâasati fil 'ukad
* Ve min şerri haasidin izâa hased
Anlamı:
De ki: Yaratılmışların şerrinden, karanlık çöktüğü zaman gecenin şerrinden, düğümlere üfleyenlerin şerrinden ve haset edenin, içindeki hasedini dışarıya vurduğu vakit, şerrinden; şafak aydınlığının Rabbine (Allâh'a) sığınırım.
* Bismil -lâ-hir- Rahmân-ir'Rahıym
* Kul euuzü birabbinâas  * Melikinnâas   * İlâahinnâas
* Min şerril vesvâasil hannâas
* Ellezii yüvesvisü fii sudüürinnâas
* Minel cinneti vennâas
Anlamı:
"De ki: Sığınırım Rabb'ına nâsın. Melikine nâsın. İlâhına nâsın; şerrinden o sinsi vesvâsın. Ki, fiskos eder sinelerinde (1) nâsın; gerek cinden (olsun o sinsi) gerekse insandan."
 
 
SÜBHANEKE
Sübhaanekellahümme Ve bihamdik  Ve tebâara kesmük Ve teaalâaa ceddük  (Ve celle senâük * ) Ve lâailahe gayrük
Anlamı:
Allahım! Sen eksik sıfatlardan pak ve uzaksın. Seni daima böyle tenzih eder ve överim. Senin adın mübarektir. Varlığın her şeyden üstündür. Senden başka tanrı yoktur.
NOT: Parantez içindeki "Ve celle senâük" cümlesi cenaze namazında okunur.
Ettehıyyâatü lillahi vessalevâatü vettayibâatü esselâmüaleyke eyyühennebiyyü ve rahmetüllâhi ve berakâatühüü esselâamü aleynâa ve alâa ıbâadillâhis salihıyn  Eşhedü ellâa ilâahe illallâah ve eşhedü enne Muhammeden abdühüü ve rasüülüh 
Anlamı:
Dil ile, beden ve mal ile yapılan bütün ibadetler Allah'a dır. Ey Peygamber! Allah'ın selâmı, rahmet ve bereketleri senin üzerine olsun.
Selâm bizim üzerimize ve Allah'ın bütün iyi kulları üzerine olsun.
Şahitlik ederim ki, Allah'tan başka tanrı yoktur. Yine şahitlik ederim ki, Muhammed, O'nun kulu ve Peygamberidir.
Allahümme salli alâa Muhammedi ve alâa âali Muhammedin kemâa salleyte alâa ibraahiyme ve  alâa âali ibrahiyme  inneke  hamiydüm meciyd
Anlamı:
Allahım! Muhammed'e ve Muhammed'in ümmetine rahmet eyle; şerefini yücelt. İbrahim'e ve İbrahim'in ümmetine rahmet ettiğin gibi. Şüphesiz övülmeye lâyık yalnız sensin, şan ve şeref sahibi de sensin
Allahümme barik alâa Muhammedi  ve alâa âali Muhammedin kemâa barekte alâa ibraahiyme ve  alâa âali ibrahiyme  inneke  hamiydüm meciyd
Anlamı:
Allahım! Muhammed'e ve Muhammed'in ümmetine hayır ve bereket ver. İbrahim'e ve İbrahim'in ümmetine verdiğin gibi. Şüphesiz övülmeye lâyık yalnız sensin, şan ve şeref sahibi de sensin.
Rabbenâa âatina fiddünyâa hasenetev ve fil âahirati hasenetev ve kınâa  azâabennâar
Anlamı:
Allahım! Bize dünyada iyilik ve güzellik, ahirette de iyilik, güzellik ver. Bizi ateş azabından koru.
Rabbenağfirlii ve livâa lideyye ve lil mü'miniyne yevme yekuumül hisâab
Anlamı:
Ey bizim Rabbimiz! Beni, anamı ve babamı ve bütün mü'minleri hesap gününde (herkesin sorguya çekileceği günde) bağışla.
Allahümme innâ nesteînüke ve nestagfirüke ve nestehdîke ve nü’minü bike ve netûbü ileyk. Ve netevekkelü aleyke ve nüsnî aleykel-hayra küllehü neşkürukeve lâ nekfüruke ve nahleu ve netrukü men yefcüruk.
Anlamı:
Allahım! Senden yardım isteriz, günahlarımızı bağışlamanı isteriz, razı olduğun şeylere hidayet etmeni isteriz. Sana inanırız, sana tevbe ederiz. Sana güveniriz. Bize verdiğin bütün nimetleri bilerek seni hayır ile öğeriz. Sana şükrederiz. Hiçbir nimetini inkâr etmez ve onları başkasından bilmeyiz. Nimetlerini inkâr eden ve sana karşı geleni bırakırız.
Allahümme iyyâke na’büdü ve leke nüsallî ve nescüdü ve ileyke nes’â ve nahfidü nercû rahmeteke ve nahşâ azâbeke inne azâbeke bilküffâri mülhık.
Anlamı:
Allahım! Biz yalnız sana kulluk ederiz. Namazı yalnız senin için kılarız, ancak sana secde ederiz. Yalnız sana koşar ve sana yaklaştıracak şeyleri kazanmaya çalışırız. İbadetlerini sevinçle yaparız. Rahmetinin devamını ve çoğalmasını dileriz. Azabından korkarız, şüphesiz senin azabın kâfirlere ve inançsızlara ulaşır.
ÂMENTÜ
Âmentü billahi ve melaiketihi ve kütübihi ve rüsülihi vel yevmil ahiri ve bilkaderi hayrihi ve şerrihi minallahi teâlâ vel ba'sü ba'del mevti hakkun. Eşhedü en lâ ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve resülühü. 
Anlamı:
Allah'a, meleklerine, gönderdiği kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe, kadere, hayrın ve şerrin Allah'tan olduğuna, öldükten sonra dirilmeye inanıyorum. Allah'tan başka ilah olmadığına ve Muhammed aleyhisselamın da Allah'ın kulu ve son Peygamberi olduğuna şehadet ediyorum.
 




1. İslâmiyetten Önce Araplar
Din ve İnanışları: İslamiyetten önce Arapların büyük çoğunluğu puta tapardı. Putlarını Kâbe'ye koyarlar, her yıl hac mevsiminde ziyaret ederlerdi. Musevilik, Hristiyanlık ve Hanif dini de vardı.
Sosyal Yaşamları: Araplar kabileler halinde yaşarlardı. Kabileler arasında sürekli kan davaları vardı. Şehir ve köylerde oturanlar tarım ve ticaretle, göçebelerde hayvancılıkla uğraşırdı.
Erkek birden fazla kadınla evlenebilirdi. Kız çocukları aşağılanır, bazan öldürülürdü miras da verilmezdi. Kölelerin de hiçbir hakkı yoktu.
 
2. İslâmiyetin Doğuşu
Hz. Muhammed 571 yılında Mekke'de doğdu. Babası Abdullah, annesi Amine Hatun’dur. Küçük yaşta anne ve babasını kaybettiğinden önce dedesinin sonra da amcası Ebu Talib'in yanında yetişti. Çobanlık ve ticaretle uğraştı. 25 yaşında Hz. Hatice ile evlendi. Bütün kötülüklerden uzak durması, doğruluğu ve zekasından dolayı “el emin” dendi. Kırk yaşlarına geldiğinde sık sık gittiği Hira dağındaki bir mağarada ilk vahyin gelmesiyle peygamber oldu.(610)
Hicret ve Hz. Muhammed'in Seferleri: Hz. Muhammet İslam dinini önce gizlice yakınlarına anlattı. Daha sonra açıktan yaydı. Bu durum çıkarlarının elden gitmesinden korkan Mekke ileri gelenlerinin tepkisine yol açtı. Mekkeliler Müslümanlara baskı yapmaya başladılar.
Bunun üzerine Müslümanlar Mekke'den Medine'ye hicret (göç) ettiler (622). Böylece İslam Devleti'nin temelleri atıldı. Hz. Muhammed din ve devlet başkanı oldu.
Mekkeliler Müslümanların peşini bırakmadılar. Müslümanların Mekke'de kalan mallarını yağmaladılar. Bu durum Bedir Savaşı’na yol açtı. 624'te yapılan Bedir Savaşı’nı Müslümanlar kazandı. Bu durum Müslümanların kendilerine güvenini artırırken İslamın yayılışını da hızlandırdı.
625'te Mekkeliler Bedir’in intikamını almak istediler. Yapılan Uhud Savaşı’nda Müslümanlar yenildi. İki yıl sonra Mekkeliler Müslümanları kesin olarak yok etmek için Medine’yi kuşattılar. Ancak kazılan hendekleri geçemediler. Mekkelilerin başarısızlığı Arapların Müslümanlara olan ilgisini artırdı.
628'de yapılan Hudeybiye Antlaşması ile Mekkeliler Müslümanların varlığını tanımış oldu. 630'da Hz. Muhammed Mekke'yi ele geçirdi. Mekkelilerin tamamına yakını Müslüman oldu. İslamiyet Arabistan'daki en büyük güç oldu. 632'de Veda Haccı'nı yapan Hz. Muhammed aynı yıl vefat etti.
 
3. İslâmiyetin Yayılışı
Hz. Muhammed'den sonra yerine Hz. Ebubekir halife seçildi. Onun zamanında yalancı peygamberler ve zekat vermeyen kabileler itaat altına alındı. Kuranı Kerim kitap haline getirildi. Yerine geçen Hz. Ömer zamanında Irak, İran, Suriye ve Mısır fethedildi.
Hz Osman zamanında Türklerle savaşlar başladı. İlk İslam donanması kuruldu ve Kıbrıs alındı. Hz. Osman'ın son zamanında başlayan karışıklıklar Hz. Ali zamanında artarak devam etti. Bu durum İslam toplumunun bölünmesine ve fetihlerin durmasına neden oldu.
İslam fetih hareketleri Emeviler zamanında (661-750) yeniden hızlandı. Kuzey Afrika'nın fethi tamamlandı, İspanya fethedildi. Horasan ve Maveraünnehir bölgesi ele geçirildi. İstanbul kuşatıldı. Abbasiler döneminde fetihler durmuştur. Abbasiler fetihlerden çok islam dininin yayılması için çalışmışlar; bilim, sanat ve edebiyatla uğraşmışlardır. Türkler ve İranlılar gibi Arap olmayan uluslara devlet ve ordu yönetiminde görevler vermişlerdir.
 
4. İslâm Kültür ve Uygarlığı
Devlet ve Memleket Yönetimi: Hz. Muhammed, din ve devlet başkanı olarak toplumun tüm sorunlarıyla ilgilenmiştir.
Hz Ömer zamanında ülke illere ayrılmış, başına vali ve kadılar tayin edilmiştir. Emevilerde halifelik babadan oğula geçmeye başladı. Emeviler, posta, maliye ve emniyet teşkilatının temellerini attı. Abbasiler zamanında vezirlik makamı kuruldu.
İslam Devleti’nin sınırları genişledikçe İslam dini de yayıldı. Özellikle Abbasilerin hoşgörülü ve adaletli tutumları sayesinde İslamiyet Türkler ve İranlılar arasında yayıldı.
Sosyal ve Ekonomik Yaşam: İslam dininde bütün Müslümanlar eşitti. Ancak Emeviler Arap olmayan Müslümanlara ikinci sınıf vatandaş muamelesi yapmışlardır. Abbasiler Arap olmayan Müslümanlara da eşit davranmıştır. İslamiyet köleliği kaldırmamış, ancak haklarını genişletmiştir. Sınırların genişlemesi tarım ve ticareti de geliştirmiştir.
Emeviler zamanında Arapça resmi dil oldu. Bilim dilinin Arapça olması Arapçanın yaygınlaşmasını sağladı.
İslam dini bilim ve sanatın gelişmesini teşvik etti. Abbasiler zamanında medreseler kuruldu. Eski Yunan eserleri Arapçaya tercüme edildi. Dini ilimlerin yanında matematik, tıp, astronomi, felsefe gibi bilimler de gelişti.
Emeviler zamanında sanat hızla gelişti. Özellikle mimaride Avrupa geçildi. Resim ve heykel yasak olduğundan gelişmedi. Bunun yerine hat, oymacılık, nakkaşlık, arabesk gibi sanat dalları gelişti.

 
 
   
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=